
bir süredir elim klavyeyle en ufak bir temasta bulunmadı. maillere bile cevap vermekte zorlandığımı, msn iletilerine illet gözüyle baktığımı fark ettim. oturdum yeni kabartılmış koltuklarıma, koydum dizilerimi, filmlerimi, aldım elime kitaplarımı kaldım öyle. pek de iyi oldu. doydum... district 9 demek istiyorum okur sana. adam gibi bilim kurgu izle. sonra git sürü'yü oku. biraz elleri yoruluyor insanın kabul ediyorum. meydan lorusla kapışabilir bir ağırlığı var ama olsun. değer. tabi onu okuyunca dayanamayıp sen de the abyss izleyebilirsin bir daha. zombieland pek güzel bu arada. onu da atlama. e hazır onu izlemişken ona muadil bir de kitap al eline. aşk ve gurur ve zombileri oku. pek komik pek keyifli. sonra 6 bölümlük şaheser mind-fucker bir dizi olan the prisoner izlenmeli. ian mckellan'a bir kaç oscar verilmeli. hayatta istemsizce elini öpeceğim tek insan şu an kendisi. sonra supernatural'a hala başlamayanlar başlamalı. pek muhterem dostlarım winchester kardeşler beni benden aldı bu sezon. yeni işleri sevmiyorum bu sene. v geldi, flash forward geldi, vampire diaries falan geldi ama ben gene inatla eskileri tercih eder durumdayım. bu sezon her yeni dizi aynı sanki. neyse... şubat 2 itibariyle lost da teşrif etti mi eskiler yeter de artar bile...
.jpg)


